Siyasetle hiç ilgilenmesem de Gezi Parkı'nda eylemcilere uygulanan ölçüsüz şiddet, beni çok üzdü. Eminim masum vatandaşlara ve milletvekillerine terörist muamelesi yapılması, benim gibi birçok insanı derinden yaralamıştır.
Türkiye insanı her zaman mazlumu sevmiş, zalimlerden nefret etmiştir.Bu; Türk, Kürt, dindar, dinsiz, solcu ya da muhafazakar hepimizin ortak özelliğidir. Milli mücadele sırasında bizi tek güç haline getiren de baskı ve zulme karşı hissettiğimiz bu öfkedir. AKP'nin bugün iktidarda olmasının en önemli nedenlerinden biri, Türkiyelilerin hem merhametine hem de demokrasi sevgisine birlikte hitap edebilmesi olmuştur.
Son olayda orantısız güç uygulananlar, ne aşırı sol grup ne Ergenekoncu ne de ideolojik bir gruptur (kaldı ki bunlara şiddet uygulanması da kabul edilemez); Taksim'deki bir avuç yeşilliği korumaya çalışan sıradan insanlardır. Masuma yönelik şiddet, elini vicdanına koyan hiç kimsenin kabul edebileceği bir durum değildir. Dindar ve ahlakı bütün bir nesil yetiştirmek isteyenlerin de ellerine vicdanlarına koyup şiddet uygulananlar kim olursa olsun şiddet uygulayanların ne dine ne de ahlaka uygun bu davranışlarına karşı ciddi bir tavır alması gerekir.
Maalesef, AKP iktidarı sırasında yaşanan bu gibi üzücü olaylar, Türkiye'nin ruhunu incittiği gibi uzun vadede AKP'ye de zarar verecektir; zira Türk halkı merhametli olsa da zalimleri asla affetmez...AKP'nin bu olaydan yara almadan çıkmasının tek yolu, Türkiye'nin ciddi bir yarası olan güvenlik güçlerinin ölçüsüz güç kullanımı sorununa kalıcı çözümler getirmesidir; aksi takdirde AK Parti kendi masum vatandaşlarına dahi şiddet uygulanmasına müsamaha gösteren KARA bir hükümet olarak Türkiye tarihine geçecektir.
Türkiye ne İran'dır ne Rusya, olmayacaktır da. Çünkü hür doğmuş hür yaşamış Türkiyeliler sıradan insanlara baskı ve şiddet uygulanması karşısında sessiz kalmayarak bugün olduğu gibi sokaklara dökülecek, haklarını ve özgürlüklerini kanlarının son damlasına kadar koruyacaklardır.
Türkiye insanı her zaman mazlumu sevmiş, zalimlerden nefret etmiştir.Bu; Türk, Kürt, dindar, dinsiz, solcu ya da muhafazakar hepimizin ortak özelliğidir. Milli mücadele sırasında bizi tek güç haline getiren de baskı ve zulme karşı hissettiğimiz bu öfkedir. AKP'nin bugün iktidarda olmasının en önemli nedenlerinden biri, Türkiyelilerin hem merhametine hem de demokrasi sevgisine birlikte hitap edebilmesi olmuştur.
Son olayda orantısız güç uygulananlar, ne aşırı sol grup ne Ergenekoncu ne de ideolojik bir gruptur (kaldı ki bunlara şiddet uygulanması da kabul edilemez); Taksim'deki bir avuç yeşilliği korumaya çalışan sıradan insanlardır. Masuma yönelik şiddet, elini vicdanına koyan hiç kimsenin kabul edebileceği bir durum değildir. Dindar ve ahlakı bütün bir nesil yetiştirmek isteyenlerin de ellerine vicdanlarına koyup şiddet uygulananlar kim olursa olsun şiddet uygulayanların ne dine ne de ahlaka uygun bu davranışlarına karşı ciddi bir tavır alması gerekir.
Maalesef, AKP iktidarı sırasında yaşanan bu gibi üzücü olaylar, Türkiye'nin ruhunu incittiği gibi uzun vadede AKP'ye de zarar verecektir; zira Türk halkı merhametli olsa da zalimleri asla affetmez...AKP'nin bu olaydan yara almadan çıkmasının tek yolu, Türkiye'nin ciddi bir yarası olan güvenlik güçlerinin ölçüsüz güç kullanımı sorununa kalıcı çözümler getirmesidir; aksi takdirde AK Parti kendi masum vatandaşlarına dahi şiddet uygulanmasına müsamaha gösteren KARA bir hükümet olarak Türkiye tarihine geçecektir.
Türkiye ne İran'dır ne Rusya, olmayacaktır da. Çünkü hür doğmuş hür yaşamış Türkiyeliler sıradan insanlara baskı ve şiddet uygulanması karşısında sessiz kalmayarak bugün olduğu gibi sokaklara dökülecek, haklarını ve özgürlüklerini kanlarının son damlasına kadar koruyacaklardır.





0 yorum:
Yorum Gönder